Ahmet Hakan’dan Zülfü Livaneli iddiası: Kesinlikle en kallavisinden ‘WASP’ olurdu

Sanatçı Zülfü Livaneli’nin Deniz Baykal’a yönelik eleştirileri tartışılmaya devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde röportaj veren Livaneli, Baykal’ın solcu olmadığını iddia edip, “Tipik bir Sünni, sağcı, Ankara politikacısıdır” dedi.

Livaneli ayrıca Baykal’ın Kürtleri, Alevileri ve ezilenleri sevmediğini söyledi.

Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan, yankı uyandıran açıklamaları bugünkü köşe yazısında değerlendirdi. Livaneli’yi özenti tanımlama yapmakla eleştiren yazar, yazısında şu ifadeleri kullandı:

“ABD’de “WASP” diye bir sınıfsal niteleme var.

Yani… Beyaz, Anglosakson, Protestan.

Amerika’nın elitleri bunlar. Sınıfsal üstünlük bunlarda.

Bunların dışında kalanların tümü alt sınıf. Yani Katolik, Yahudi, siyahi, Müslüman, Hispanik, Uzakdoğulu falan.

ABD’de ne varsa ille bizde de olacak ya…

Bu tanımlamanın bir benzerini bize de uyarlamışlar.

“Türk, Sünni, beyaz” diye bir şey uydurmuşlar.

Ben hayatımda böyle özenti bir tanımlama görmedim.

Ne toplumsal yapımız böyle bir tanımlamaya uygun ne siyasal geçmişimiz. Ne siyahlarımız var ne de gizli ya da açık Sünniliği bir üstünlük vesilesi sayanlarımız.

Yok. Hiçbiri uymuyor.

Ama özentilik o derece ki…

Uysa da uymasa da “Türk, Sünni, beyaz” diye bir tanımlamayı boca ediyorlar üstümüze.

En son Zülfü Livaneli, Deniz Baykal için kullandı benzer bir tanımlamayı.

Bakmayın Zülfü Livaneli’nin bu uyduruk ve özenti tanımlamayı Deniz Baykal’a uyarlama gayretine.

İddia ediyorum:

Eğer Türkiye’de “WASP” benzeri bir tanımlama geçerli olsaydı.

Zülfü Livaneli, kesinlikle en kallavisinden “WASP” olurdu.

Ahmet Hakan ‘en kötü ihtimal bu’ dedi Kılıçdaroğlu gerçeğini açıkladı

CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kuşoğlu, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayının Kemal Kılıçdaroğlu olduğunu açıkladı. CHP’den yükselen bu çıkış sonrası herkes Kılıçdaroğlu’nun adaylık tartışmasına odaklandı.

Hürriyet genel yayın yönetmeni Ahmet Hakan, “Adayımız Kılıçdaroğlu” çıkışının asıl maksadı ne olabilir?” başlıklı yazısında değerlendirdi. Düşündüğü 6 ihtimali tek tek sıralayan Hakan, en kötü ihtimali yazısının sonunda açıkladı.

Birinci ihtimal

AK Parti’nin “Madem rakibimiz Kemal Kılıçdaroğlu, o halde hiç çalışmamıza gerek yok” diyerek rehavete sürüklenmesini istiyor olabilirler.

İkinci ihtimal

CHP Genel Başkanlığı koltuğu, Cumhurbaşkanlığı koltuğundan bile daha tatlı olduğu için hamlelerini buna göre ayarlıyor olabilirler.

Üçüncü ihtimal

Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’a, “Belediye başkanısın, belediye başkanı kalacaksın” mesajı vermeye çalışıyor olabilirler.

Dördüncü ihtimal

“Kılıçdaroğlu seçimde hayatının en yüksek oyunu alır, biz de Kılıçdaroğlu’nu CHP’de ebedi şef ilan ederiz” diye düşünüyor olabilirler.

Beşinci ihtimal

Kendi parti tabanlarından yükselecek öfkeli haykırışların ve çığlıkların desibelini ölçmeye çalışıyor olabilirler.

Bir ihtimal daha var

O da ciddi ciddi Kemal Kılıçdaroğlu ile kazanabileceklerine inanıyor olabilirler ki en kötü ihtimal bu.