Fatih Altaylı’dan Deniz Baykal ve kızı Aslı Baykal’a Halk TV soruları! Parayı ne yaptınız?

CHP’nin yayın organı Halk TV üzerinden başlayan tartışma giderek dal budak salıyor. Deniz Baykal’ın kızı Aslı Baykal ile gazeteci Uğur Dündar arasındaki atışmayı Baykallar adına “utanarak izlediğini” belirten Habertürk yazarı Fatih Altaylı’dan olay yazı geldi. Halk TV’nin bir dönem Deniz Baykal’a ait olduğunu, sonra da yönetimine kızı Prof. Dr. Aslı Baykal’ı getirdiğini hatırlatan Fatih Altaylı, “Deniz Baykal’ın kanalın başına kızını getirmesinden sonra aklıma şu sorular gelmişti” deyip o soruları soraladı. Ve sonunda da bomba soruyu sordu. İşte yazının ilgili bölümü: 

Şahsi malınız idiyse hangi para ile kurdunuz?

1-) Deniz Bey, bu kanalın sahibi kim?
2-) Halk TV Deniz Baykal’ın şahsi malı mı?
3-) Şahsi malınız ise bu kanalı hangi para ile, sermayeyi nereden bularak kurdunuz?

Kendi malınız değilse hangi hakla kızınızı başa getirdiniz?

4-) Yok eğer partiye ait ama yasa gereği partiye ait olamadığı için yediemin olarak sizin yönetiminizde görünen bir kanal ise hangi hakla kızınızı buranın başına atadınız?
5-) Mikrobiyoloji profesörü olan kızınızın hangi medya yöneticiliği vasfına sahip olduğunu söyler misiniz?

Melih Gökçek ve oğlundan ne farkınız kaldı?

6-) Siz Deniz Baykal’ın kızı Sayın Aslı Baykal, bunca akademik unvanınız varken, buram buram haksızlık ve nepotizm kokan bu görevi nasıl kabul ettiniz? Hiç sıkılmadınız mı!
7-) Deniz Bey, bir siyasetçi olarak böyle bir televizyonun üzerine oturduğunuz zaman Melih Gökçek’ten hiçbir farkınız kalmadığını göremeyecek kadar kör mü oldunuz!
😎 Aslı Baykal Hanım, aynaya baktığınız zaman Osman Gökçek’i görüyor musunuz?

Baykalgiller rezaletten rahatsız değilmiş

Ancak sormamıştım. “Yahu Fatih, zaten berbat bir herif olarak görülüyorsun. Şimdi bir de ölümden dönmüş hasta adama bunları sorma. Memlekette tek rezalet bu mu kaldı!” demiş yazmamıştım. Ama gördüğüm kadarı ile Baykalgillerde böyle bir durumdan rahatsız olacak hal yokmuş. Tam aksine Fransız horozu misali ayakları pisliğin içinde bas bas bağırıyorlar. İşi uçak bileti ucuzluğuna kadar indirdiler.

Deniz Bey bu kanalı kaça sattınız? Aldığınız paralı ne yaptınız?

Madem öyle, o zaman biz de içimizde kalan bu soruları soralım. Hatta sonrası için bir de ekleme yaparak 10. soruyu da yöneltelim: “Bu kanalı sattınız. Kaça sattınız, gelen parayı ne yaptınız! Partiye mi verdiniz, yoksa aile servetine mi eklediniz!”

Muharrem İnce’den Kemal Kılıçdaroğlu’na televizyona çıkma teklifi

Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce, Muğla’da partisinin il ve ilçe başkanlığını açtıktan sonra Denizli’ye geldi. Merkezefendi ilçesi Gazi Mustafa Kemal Bulvarı’ndaki parti hizmet binası önünde parti üyeleri tarafından karşılanan İnce, burada düzenlenen açılış töreninde konuşma yaptı.

Partisini kuralı bir ay olmasına karşın 52 ilde örgütlendiklerini belirten İnce, 18 Eylül’de de kurultay yapacaklarını hatırlattı. Eskiden parti genel başkanlarının Türkiye’deki televizyon kanallarında açık oturumlara katıldığına değinen İnce, “Yuvarlak masa etrafına otururdu, tartışırlardı. Denizli’den sesleniyorum. İster parti genel başkanı olsun ister Cumhurbaşkanı adayı olsun. Televizyonda Türkiye’nin ekonomisini, sağlığını, S-400’ünü, F-35’ini, mavi vatanını, tarımını, eğitimini, sanayisini, vergi oranlarını, dış politikasını tartışacak karşımda yarışmacı arıyorum. Öyle iki süslü kelime edip kenara çekilmek yok. ‘Sizi seviyorum’ demekle olmaz. Türkiye’nin derin sorunları var. Herkesi meydana davet ediyorum” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu televizyonda açık oturuma katılmaya davet eden Memleket Partisi Genel Başkanı İnce, “Yıllardır CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, çok haklı olarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı televizyona davet etti. Sayın Kılıçdaroğlu, eski genel başkanım, haklısınız davet etmekte. Sayın Kılıçdaroğlu, şimdi ben size bir teklifte bulunayım. Beraber televizyona çıkalım. Neden partiden ayrıldığımı bir ben anlatayım, bir de sen anlat. Bir de millet bunu bir dinlesin. Haydi gel. O çıkmıyorsa sen çık. Biz yeni bir gelenek başlatalım. Siyasette düşman değil, rakibiz biz. Biz, Türkiye’nin önünü açalım. Madem Türkiye’nin demokrat amcası sizsiniz. Madem demokrat amcalığa soyundunuz. Haydi, gelin televizyona. Karşılıklı konuşalım. Siz ikna ederseniz oyları siz alın. Ben ikna edersem ben alayım. Ben hazırım. Sayın Erdoğan ile de Sayın Kılıçdaroğlu ile de Sayın Akşener ile de herkesle, Cumhurbaşkanı adayı olarak adı geçen herkesle televizyonlarda tartışmaya hazırım” diye konuştu.