Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Siirt ve iki ilçe belediyesine 9 araç hibe etti

Bakanlıkça Siirt Belediyesine biri büyük iki çöp kamyonu, kanal temizleme, ekskavatör, büyük kanal kazıcı, yol süpürme, Kurtalan Belediyesine biri büyük iki çöp kamyonu ve Baykan Belediyesine de büyük çöp kamyonu hibe edildi.

Hibe edilen araçlar için İl Özel İdaresi Destek Hizmetleri Müdürlüğü atölye parkında tören yapıldı.

Törende konuşan Vali ve Belediye Başkan Vekili Osman Hacıbektaşoğlu, emeği geçenlere teşekkür etti.

Hacıbektaşoğlu, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un geçen sene kenti ziyaretinde kendilerine araç ve makine ihtiyacını bildirdiklerini, bu kapsamda tüm ihtiyacın temin edildiğini söyledi.

Araçların filoya dahil edildiğini dile getiren Hacıbektaşoğlu, “Araçların yaklaşık maliyeti 5,5 milyon lira. 2021 yılı atılım ve yatırım yılı olacak. İnşallah önümüzdeki sene de daha bereketli, güzel bir yıl olacak.” dedi.

Bakan Kurum duyurdu: Marmara’da toplanacak miktarda müsilaj kalmadı

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Twitter’daki açıklamasında, Marmara Denizi’ndeki müsilaj temizleme seferberliğinin önceki gün 30’uncu gününü tamamladıklarını belirtti.

Kurum, seferberlikte bir ayın sonunda güzel gelişmeler yaşandığını belirterek şunları kaydetti:

“Denizimizde toplanacak miktarda müsilaj olmaması nedeniyle 7 Temmuz’da temizlik çalışması yapılmadı. Bugün ve sonrasında yeniden müsilaj olması halinde temizliğe aynı hızla devam edeceğiz. Valilik ve belediyelerimize, bilim insanlarımıza çalışmaları için teşekkür ediyorum. Bir aydır gece gündüz demeden sahada özveri gösteren ekip arkadaşlarımın emeğine, yüreğine sağlık.”

Denetimlerin 30’uncu gününde toplam 9 bin 532 denetimi tamamladıklarını bildiren Kurum, “Mevzuata aykırı davranan işletmelerden 47’sini faaliyetten men ettik, 154’üne 19 milyon 589 bin lira idari para cezası uyguladık. Marmara’mız artık dünden daha temiz ve mavi” bilgisini paylaştı.

Bakan Kurum duyurdu: Marmara’da toplanacak miktarda müsilaj kalmadı

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Twitter’daki açıklamasında, Marmara Denizi’ndeki müsilaj temizleme seferberliğinin önceki gün 30’uncu gününü tamamladıklarını belirtti.

Kurum, seferberlikte bir ayın sonunda güzel gelişmeler yaşandığını belirterek şunları kaydetti:

“Denizimizde toplanacak miktarda müsilaj olmaması nedeniyle 7 Temmuz’da temizlik çalışması yapılmadı. Bugün ve sonrasında yeniden müsilaj olması halinde temizliğe aynı hızla devam edeceğiz. Valilik ve belediyelerimize, bilim insanlarımıza çalışmaları için teşekkür ediyorum. Bir aydır gece gündüz demeden sahada özveri gösteren ekip arkadaşlarımın emeğine, yüreğine sağlık.”

Denetimlerin 30’uncu gününde toplam 9 bin 532 denetimi tamamladıklarını bildiren Kurum, “Mevzuata aykırı davranan işletmelerden 47’sini faaliyetten men ettik, 154’üne 19 milyon 589 bin lira idari para cezası uyguladık. Marmara’mız artık dünden daha temiz ve mavi” bilgisini paylaştı.

Bakan Kurum’dan Kanal İstanbul algılarına cevap geldi

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Küresel İklim Değişikliği Araştırma Komisyonunda sunum sonrası milletvekillerin sorularını cevapladı.

Kanal İstanbul projesine değinen Kurum; 202 bilim insanı, 52 farklı kurum ve kuruluşla atılması gereken adımları belirlediklerini, çalışmalar neticesinde yapılan itirazları değerlendirdiklerini kaydetti.

Bilimsel çerçevede hazırlanan raporlara göre hareket ettiklerini belirten Kurum, projenin depremi tetikleyeceğine ilişkin iddiaların gerçeği yansıtmadığını söyledi.

“Hiç bir bilimsel açıklaması yok”

Kurum, “Bilim insanlarıyla konuşuyoruz. 21 metre derinliğinde bir kanalın İstanbul’daki deprem riskini arttıracağına ilişkin bilimsel bir açıklamayı göremiyoruz. Su ihtiyacı riskinin arttırılacağı söyleniyor ancak bilimsel olarak bu projenin su kaynaklarının yüzde 3’üne etkisi var. Ayrıca Kanal İstanbul yapıldığında yüzde 3 olan etkinin 40-50 kat fazlası İstanbul’un su kaynağı ihtiyacını karşılayacak şekilde düşünülmüş” dedi.

Bilim insanlarının Kanal İstanbul projesiyle denizdeki canlı yaşamının da etkilenmeyeceği yönünde raporları olduğuna işaret eden Kurum, “Ya kanal ya İstanbul diyerek projeye karşı çıkmanın hiç bir bilimsel açıklaması yok. Sadece siyasi bir algı üzerinden bu süreç yürütülmeye çalışılıyor” diye konuştu.

“Bize taahhüt edilen finansmanın sağlanmasını bekliyoruz”

Murat Kurum, Türkiye’nin dünyanın diğer ülkelerine göre dünyayı daha az kirletmesine rağmen iklim değişikliğiyle ilgili bütün ülkelerden daha fazla ve kararlı adımlar attığını dile getirdi.

Çevreyi kirleten tesislerin denetimlerinin devam ettiğini aktaran Kurum, “2020 yılında 39 bin 220 çevre denetimi yapılmış, bu çerçevede toplamda 4 bin 891 tesise 240 milyon lira idari para cezası uygulanmış ve 298 işletme kapatılmıştır. 2021 yılının ilk 6 ayında ise 18 bin 159 çevre denetimi yapılmış, toplam 118 bin 800 milyon lira idari para cezası verilmiş ve 202 işletmenin faaliyeti durdurulmuştur” bilgisini paylaştı.

Türkiye’nin çekincelerini anlatan Kurum, “Dünyayı kirletmişler, santrallerini ülkelerinin dışına kurmuşlar. Şimdi de bize ‘büyümeyin, sanayileşmeyin’ diyorlar. Biz hem büyümek hem ülkemizi geliştirmek hem de çevremize onların sözde sahip çıkmasından kat kat fazlasıyla sahip çıkmak zorundayız. Biz bunu yapıyoruz. Yeşil alanların miktarını arttırıyoruz. Her ilimizde bu projeleri görebilirsiniz” şeklinde konuştu.

Paris İklim Anlaşması’na taraf olunsa da olunmasa da Türkiye’nin iklim değişikliğinin etkisini azaltmak için taraf olan ülkelerden daha fazla adımlar attığını ve atmaya devam edeceğini dile getiren Kurum, şöyle devam etti:

“Ülkemize bir haksızlık söz konusu. Biz zaten sorumluluklarımızı yerine getiriyoruz. Atılması gereken adımları atıyoruz. Ancak bize olan haksızlığın da giderilmesi bütün partileri ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını ilgilendirmektedir. Biz Paris Sözleşmesi’ne taraf olmak konusunda tüm çalışmaları yapıyor ve adımlarımızı hesaplıyoruz. Bu hesaplar çerçevesinde hareket ediyoruz. Avrupalı liderlerin Paris Anlaşması çerçevesinde oluşturulması planlanan 100 milyar dolarlık fondan Türkiye’yi faydalandıramadıkları yönünde beyanları oldu. Bir mutabakat söz konusu, bize taahhüt edilen finansmanın sağlanmasını bekliyoruz. Onların sözlerini tutmasını bekliyoruz. Sözlerini tutmasına müteakip biz de üzerimize düşen zaten yaptığımız sorumluluğu meclisimizle birlikte yürütürüz. Ama şu anki haksızlık giderilmeden böyle bir adım atarsak vatandaşlarımıza, milletimize karşı olan sorumluluğumuzu yerine getirmemiş oluruz. Bir kuyumcu hassasiyetiyle devletimizin tüm haklarını savunuyoruz.”