Turkovac’ın Faz 3 aşaması İstanbul’da gönüllülere uygulanmaya başlandı

Sağlık Bakanlığı, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) ve Erciyes Üniversitesi iş birliği ile geliştirilen Kovid-19 aşısı Turkovac, Faz 3 aşamasında İstanbul’daki gönüllülere uygulanmaya başlandı. Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde gerçekleşen uygulamaya 10 gönüllü katıldı. 

Bu kapsamda Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’ne gelen bir karı koca yerli aşı için gönüllü olarak aşılarını oldu. Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Mehmet Emin Kalkan ve Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanı Prof. Dr. Erhan Akdoğan da süreç hakkında bilgi verdi.

Faz-3 çalışmaları kapsamında gönüllü olmak isteyen vatandaşlar, gerekli kriterleri sağlaması durumunda E-nabız uygulaması üzerinden randevu alarak yerli aşıdan olabilecek.

Yerli aşıyı olabilmek için hangi şartlar gerekli?
Yerli aşıyla ilgili sürdürülen çalışmalara ilişkin konuşan Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanı Prof. Dr. Erhan Akdoğan, “İlk yerli Covid-19 aşımız geleneksel bilinen teknikle geliştirildi. Faz-3 çalışmaları tamamen TÜSEB’in koordinasyonunda devam ediyor. Uçtan uca bir aşı çalışmasını gerçekleştirmiş oluyoruz bu büyük bir gurur ülkemiz için Türkiye’de şu anda baktığımızda müthiş bir aşılama hızı var. Gönüllü olmak için aşı olmamış olmak gerekiyor. 18-55 yaş arasında halihazırda Covid-19 geçirmemiş olmak gerekiyor.” dedi.

“Yerli aşımıza büyük bir teveccüh olduğunu görüyoruz”
Akdoğan, “E-Nabız’dan gönüllü olmak isteyen kişiler başvurularını yapıyor. Onlu sayılarla Faz-1 gerçekleştirildikten sonra aşının güvenilirliği ortaya çıkmış oluyor. Bundan sonra Faz-2 aşamasına başvuruluyor, yüzlü ifade etmiş olduğumuz sayılarda ve burada da elde edilen iyi sonuçlarla beraber artık Faz-3 yani binli sayılarla ifade etmiş olduğumuz gönüllü sayılarına geçmiş oluyoruz. Şu anda yerli aşımıza büyük bir teveccüh olduğunu görüyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Tüm vatandaşlarımızı hastanemize davet etmek istiyoruz”
Gönüllülerin aşılanmasıyla ilgili sürece ilişkin bilgi veren Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Mehmet Emin Kalkan, “Faz-3 laboratuvarımızda gönüllü olan vatandaşlarımızın tümünü aşılamak için burada özel bir ekip kurduk. Aşı gönüllülerimizi aşılıyoruz. Çalışmadaki yaklaşık 40 bin gönüllünün neticeleriyle birlikte hızlıca yaygın kullanıma geçileceğini ümit ediyoruz. Bu anlamda Türk aşısını bekleyen Faz-3 aşısı için gönüllü olmak isteyen tüm vatandaşlarımızı hastanemize davet etmek istiyoruz. Günlük bugün on kadar kişimizi aşılayacağız” dedi.

“Vurdurdum, memnunum, sıkıntım yok”
Aşıya gönüllü olan bir vatandaş, “Bakanlığımızın çalışmasını duyduğumuzdan beri, önceliğimiz yerli, yerli aşıyı bekliyorduk. Tavsiye ederim herkese, vurdurdum memnunum. Sıkıntım yok Allah’a şükür. Sanki hiçbir şey yok gibi” dedi.

Meteoroloji raporu: Haziranda yağışlar arttı ama Doğu ve Güneydoğu’da durum tam tersi

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 2021 yılı haziran ayı sıcaklık ve yağış değerlendirmesi raporu yayınlandı. Meteoroloji Genel Müdürü Volkan Mutlu Coşkun rapordaki açıklamasında, aylık, mevsimlik ve yıllık sıcaklık ve yağış değerlendirmelerinden oluşan iklim analizlerinin, halkımızın ve kamuoyunun bilinçlendirilmesi amacıyla hazırlandığını kaydetti.

Ekstrem hava olayları ve şiddeti artıyor
İklimin başta tarım, su kaynakları, enerji ve ulaştırma olmak üzere hemen tüm sektörlerin faaliyetlerine etki eden belirleyici bir faktör olduğunu belirten Coşkun, “İklimdeki değişimlerin izlenmesi bu sektörlerin gelecekteki planlamalarında önemli bir yer tutmaktadır. Akdeniz Havzası’nda yer alan Türkiye iklim değişikliğinin sıcak hava dalgaları, orman yangınları, kuraklık, sel, fırtına, dolu gibi olumsuz etkilerinden en fazla etkilenen bir bölgede yer almaktadır. Değişen iklime bağlı olarak ekstrem hava olaylarının sayısı ve şiddeti her geçen ay ve yıl artmaktadır” dedi.

İklim faktörleri dikkate alınmalı
Raporlara Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün internet sayfasından ulaşabileceğini de duyuran Coşkun, kamuoyunun bilinçlendirilmesi, hava ve iklim olayları konusunda hazırlıklı olmaları, sektörel planlama faaliyetlerinde iklim faktörünün dikkate alınması, tarım ve gıda güvenliği ile afet risklerinin azaltılmasına yönelik uyum ve zarar azaltma çalışmalarında karar alıcılara faydalı olunmasının amaçlandığını anlattı.

Sıcaklık birçok bölgede mevsim normallerini aştı
Rapora göre, 2021 yılı haziran ayında ortalama sıcaklıklar Çanakkale, Bodrum, Datça, Dörtyol, Kale, Samandağ çevreleriyle Ordu, Sivas, Kahramanmaraş, Adıyaman, Şanlıurfa’nın doğusunda mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşti. İstanbul, Bilecik, Yalova, Lüleburgaz, Kütahya, Uşak, Afyonkarahisar, Dursunbey, Burdur, Beyşehir, Acıpayam, Tefenni, Korkuteli, Akşehir, Yunak, Ilgın, Seydişehir, Sivrihisar, Bolu, Karabük, Tosya, Nallıhan, Beypazarı çevrelerinde mevsim normallerinin altına düştü, yurdun diğer bölgelerinde mevsim normalleri civarında ölçüldü.

Uzun yıllar haziran ayı ortalama sıcaklığı 21,3 derece iken, 2021 haziran ayı 21,8 derece olarak ortalamanın 0.5 derece üzerinde yaşandı ve son 50 yılın 16’ncı en sıcak haziran ayı oldu. 2021 yılı haziran ayı ortalama sıcaklıkları uzun yıllar haziran ayına göre ülke genelinde mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşti. Uzun yıllar üst sınır 31 derece iken 33 dereceye çıktığı vurgulandı. Özellikle, Akdeniz ve Ege kıyılarında, Güneydoğu Anadolu Bölgesi ile Iğdır civarlarında en yüksek değerlere ulaşarak mevsim normallerinin üzerinde seyrettiği bildirildi.

14 merkezde ekstrem sıcaklık
Ekstrem sıcaklık değerlendirmesine göre en düşük eksi 0,3 dereceyle Kangal’da, en yüksek ise 45,7 dereceyle Cizre’de oldu ve haziran ayında Türkiye’deki en yüksek değer olarak kayıtlara geçti. 2021 haziran ayında 14 merkezde yeni ekstrem (maksimum) sıcaklık gerçekleşti ve bu yerler şöyle sıralandı:

“Çanakkale, Bayburt, İspir, Oltu, Ardahan, Erzurum, Kars, Tortum, Horasan, Tercan, Hınıs, Solhan, Malazgirt, Ahlat.”

Haziran ayı bölgelere göre ortalamalar
Marmara’da uzun yıllar ortalaması 21,5 derece iken, geçen ay 21,2 derece oldu ve en yüksek 38,5 derece olarak Çanakkale’de ölçüldü. Ege’de uzun yıllar ortalaması 23,3 derece iken, geçen ay 23 derece oldu ve en yüksek 42,3 derece Nazilli’de yaşandı. Akdeniz’de uzun yıllar ortalaması 23,7 derece iken geçen ay da 23,7 derece oldu ve en yüksek 41,8 derece Manavgat’ta ölçüldü.

İç Anadolu’da uzun yıllar ortalaması 18,8 derece, geçen ay 18,4 derece oldu ve en yüksek 33,6 derece Ereğli’de gerçekleşti. Karadeniz’de uzun yıllar ortalaması 19,3 derece, geçen ay 19,7 derece oldu ve en yüksek 38,5 derece İspir’de yaşandı.

Doğu Anadolu’da uzun yıllar ortalaması 18,7 derece, geçen ay 21,3 dereceye çıktı ve en yüksek 39,1 derece Iğdır’da ölçüldü. Güneydoğu’da uzun yıllar ortalaması 26,9 derece iken, geçen ay 27,7 dereceye çıktı ve en yüksek 45,7 derece Cizre’de tespit edildi.

Yağışlar yüzde 20.5 yükseldi
2021 haziran ayı yağışları ise Türkiye genelinde normaline göre yüzde 20,5 artış gösterdi. Türkiye geneli haziran ayı yağış ortalaması 37,1 mm ölçüldü, normali ise 30,8 mm olarak açıklandı. Geçen yılın haziran ayının ortalaması 39,5 mm’lik yağışa göre yüzde 6 azaldı.

En çok Zonguldak, en az Şırnak’a yağdı
Yağışlar Datça, Mersin’in güneyi ve Adana-Kars hattının doğusunda kalan tüm kesimlerde normaline göre yüzde 80’den fazla arttı. İl geneli en fazla yağış 114 mm ile Zonguldak, en az 0,2 mm ile Şırnak’ta kaydedildi. Yağışlarda normaline göre en fazla azalma yüzde 98 ile Şırnak, Bitlis ve Van’da gerçekleşti. Haziran ayındaki yağışlı gün sayısı ise, Siirt çevrelerinde 1 güne kadar düştü. Ege ve Akdeniz Bölgesi sahil kesimi ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde de 5 günün altında yağışlı gün yaşandı.

Doğu ve Güneydoğu’da azaldı
Bölgesel yağışlara göre ise Doğu ve Güneydoğu’da azalma, diğer bölgelerde artış kaydedildi. En fazla azalma yaklaşık yüzde 90 ile Güneydoğu Anadolu’da gerçekleşirken, Ege normalinin iki katından fazla yağış aldı.

Havzalara göre haziran ayı yağışlarında Asi, Ceyhan, Fırat-Dicle, Doğu Karadeniz, Çoruh, Aras ve Van Gölü havzalarında normaline göre azalma olduğu açıklandı. Diğer tüm havzalar ise normaline göre artış kaydetti. En fazla yağış 87,4 mm ile Burdur havzasında, en az yağış 3,2 mm ile Asi havzasında oldu. Normaline göre en fazla azalma yüzde 84 ile yine Asi Havzası’nda gerçekleşti.

Türkiye 30 Haziran 2021 koronavirüs vaka ve ölü sayısı! Sağlık Bakanlığı Covid-19 tablosu

Sağlık Bakanlığı, ‘Türkiye Günlük Koronavirüs Tablosu’nu paylaştı. 30 Haziran 2021 Çarşamba günü verilerine göre; son 24 saatte 228 bin 163 yeni tip koronavirüs (Kovid-19) testi yapıldı, 5 bin 496 kişinin testi pozitif çıktı, hasta sayısı 522 olarak kayda geçti.

Geride bıraktığımız günde 45 kişi hayatını kaybetti, 7 bin 191 kişinin Kovid-19 tedavisinin tamamlanmasıyla iyileşen sayısı 5 milyon 294 bin 285‘e çıktı.

Toplam test sayısı 60 milyon 786 bin 975’e ulaşırken; vaka sayısı 5 milyon 425 bin 652, vefat sayısı 49 bin 732, ağır hasta sayısı 727 oldu.

Türkiye 27 Haziran 2021 koronavirüs vaka ve ölü sayısı! Sağlık Bakanlığı Covid-19 tablosu

Sağlık Bakanlığı, ‘Türkiye Günlük Koronavirüs Tablosu’nu paylaştı. 27 Haziran 2021 Pazar günü verilerine göre; son 24 saatte 215 bin 294 yeni tip koronavirüs (Kovid-19) testi yapıldı, 4 bin 883 kişinin testi pozitif çıktı, hasta sayısı 390 olarak kayda geçti.

Geride bıraktığımız günde 52 kişi hayatını kaybetti, 5 bin 937 kişinin Kovid-19 tedavisinin tamamlanmasıyla iyileşen sayısı 5 milyon 275 bin 231‘e çıktı.

Toplam test sayısı 60 milyon 105 bin 441’e ulaşırken; vaka sayısı 5 milyon 409 bin 27, vefat sayısı 49 bin 576, ağır hasta sayısı 736 oldu.

Onur Air’in uçakları icraya verildi! Tüm uçuşlar durduruldu

Pandemiden en ağır darbeyi alan havacılık sektöründe özellikle havayolu şirketleri büyük zarar gördü, görmeye devam ediyor.  Sözcü’nün haberine göre uzun süredir ayakta kalmak için büyük çaba harcayan, bir dönem Türkiye’nin en büyük özel havayolu şirketi Onur Air de pandemi öncesi varolan sorunlarını çözemedi. Salgın öncesi büyük sorunlar yaşayan şirketin tüm uçakları Antalya Havalimanı’nın işletmecisi Fraport TAV tarafından icraya verildi.

8 uçağın tüm uçuşları ikinci bir talimata kadar durduruldu

Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Antalya Genel İcra Dairesi’nin ilgili kararını, tüm havalimanlarında uygulanmak üzere Devlet Hava Meydanları İşletmesi’ne gönderildi. Yazıda şu ifadelere yer verildi:

“Antalya Genel İcra Dairesi’nin takip dosyasında bahsi geçen TC-OBK, TC-OBS, TC-OBU, TC-OBY, TC-ODB, TC-OEA, TC-ONJ, TC-ONS tescil işaretli hava araçlarının alacaklı Fraport Tav Antalya Terminal İşletmeciliği Anonim Ortaklığı’nın talebi gereği seferden men edilmelerine karar verildiği belirtilerek gereğinin yapılması talep edilmektedir.

Söz konusu karar gereği Türk Sivil Hava Aracı Sicilinde Onur Air Taşımacılık A.Ş.’nin sahibi ve işleticisi olduğu TC-OBK, TC-OBS, TC-OBU, TC-OBY, TC-ODB, TC-OEA, TC-ONJ, TC-ONS tescil işaretli hava araçlarının uçuşları ikinci bir talimata kadar durdurulmuştur.”

26 bin euro için tüm uçaklara haciz konulması düşündürücü

Onur Air’e yakından izleyen kaynaklar, pandeminin başladığı 25 Mart 2020’de uçuşlarını durduran şirketin sektördeki çok sayıda iş ortağına ve personele ciddi borçlarının olduğunu kaydediyor. Haczin pandemi öncesi borçlardan kaynaklandığını belirten kaynaklar, “Onur Air’in Fraport TAV Antalya’ya olan borcunun 526 bin Euro olduğu, Fraport’un elinde de 500 bin euro’luk teminat mektubu olduğu biliniyor. Sadece 26 bin euro için 145 milyon euro değeri olduğu tespit edilen 8 uçağa haciz koydurması düşündürücü” değerlendirmesini yapıyor.

İranlı ortaktaki hisseleri satın aldı

Aynı kaynaklar, Onur Air uzun süredir ayakta kalma mücadelesi verdiğini vurgulayarak, “Pandemi şartlarında şirketin toparlanması mümkün olmadı. Ancak son dönemde hızlanan normalleşmeyle birlikte Onur Air’in sahibi Cankut Bagana bir atak yapmak için ciddi hazırlık yapıyordu. Bu hedefle İranlı ortağındaki yüzde 15 hisseyi de satın aldı. Temmuz ayıyla birlikte önemli adımlar atmaya başlayacaktı” dedi.

Onur Havayolları Taşımacılık A.Ş., 14 Nisan 1992’de kuruldu ve ilk uçuşunu 14 Mayıs 1992 tarihinde A-320 tipi uçakla  Ercan Havalimanı’na gerçekleştirdi. Takip eden zaman içinde, Temmuz 1992’de ikinci uçağını, Aralık 1992’de üçüncü uçağını ve Nisan 1993’te dördüncü uçağını filosuna dahil etti. 2006 yılında 31 adet uçakla 7.012 koltuk kapasitesine ulaşan Onur Air pademi sürecine girerken yaklaşık 1800 personele sahipti. Şirketin bugün itibariyle 3’ü kiralık toplam 11 uçağı ve yaklaşık 1300 personeli bulunuyor.

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi yatırımcılarından Türk firmalarına övgü

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Yatırımcılar Birliği Süleymaniye Başkanı Yasin Muhammed Reşid, Türk firmalarının IKBY’deki başarılı tecrübeleri ve iş fırsatları hakkında açıklamalarda bulundu.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vaka sayılarında yaşanan düşüşün piyasanın yeniden açılmasına vesile olduğunu kaydeden Reşid, “Ekonomimizin gelişiminin Türkiye’nin atacağı adımlara bağlı olduğunu söyleyebilirim. Türkiye ile birlikte hareket edip yeniden büyük projelerin gerçekleştirilmesi gerekliliği önümüze çıkıyor” dedi.

Şu anda binlerce Türk ustasının devam eden projelerde işe başlamış vaziyette olduğuna dikkati çeken Reşid, “Kürdistan bölgesinin inşası ve imarı konusunda Türkiye çok önemli bir faktördür. Türkiye’nin dışında başka ülkelerin birçok projesi bölgede başarı ile tamamlanmamıştır. Türkiye’nin bu bölgede çok başarılı bir tecrübesi var ve bizim de onlara ihtiyacımız var. Şu anda gözlerimiz pandemi sonrası İstanbul ve İzmir’de açılacak olan iş fuarlarının yeniden düzenlenmesinde” şeklinde konuştu.

Kürdistan bölgesinde toplam maliyeti 55 milyar dolar olan projelerin yüzde 67’sinde Türk firmalarının imzasının bulunduğunu söyleyen Reşid, şöyle devam etti:

“Bu projelerin çoğu Türk ustalar, ekipleri ve kaliteli malzemelerle inşa edildi. Bölgedeki başarılı konut ve bina inşaatlarına da baktığımızda Türk firmalarının izini görüyoruz. ABD Başkonsolosluğu bile kendi yeni binasının inşası için açmış olduğu ihalede Türk yapımı inşaat malzemelerinin kullanılması şartını koşuyor.”

Türk firmalarının Kürdistan bölgesinde 37 milyar 600 milyon dolarlık projelerde imzaları bulunduğuna işaret eden Reşid, “Irak’ın komşuları olan Suudi Arabistan ve Kuveyt coğrafik olarak bizden uzakta. Suriye’nin de durumu belli. İran da ağır ambargo altında olduğundan dolayı aktif bir ticari katılım sergileyemiyor. Bu durumda tüm fırsat ve imkanlar Türkiye’nin önüne çıkıyor. Türk malzemesinden ve ustalığından tereddüt etmiyoruz'” diye konuştu.

Dünya petrol devi açıkladı: Türkiye’nin eli güçlendi

Petkim, STAR Rafineri, Socar Terminal ve TANAP dahil bugüne 19.5 milyar dolarlık yatırıma imza atan Azerbaycan devlet petrol devi Socar’ın Türkiye CEO’su Zaur Gahramanov, Karadeniz gazı konusunda Türkiye’ye her türlü yardıma hazır olduklarını söyledi.

Bakü’de sohbet toplantısı düzenleyen Zaur Gahramanov, “Socar Türkiye olarak petrol ve doğal gazda uzmanlaşmış bir grubuz ve talebi halinde Türkiye’ye bu süreçte elimizden gelen desteği vermeye hazırız. Socar olarak Azerbaycan ve Gürcistan’da uzun yıllara dayanan doğal gaz dağıtım tecrübemizle bilgi ve birikimlerimizi Türkiye ile paylaşmaktan mutluluk duyarız. Karadeniz’deki rezervin ekonomimize kazandırılmasında üzerimize düşen katkıyı yapmaya her zaman hazırız” diye konuştu.

“Pandemide yatırıma devam ettik”

“Bugüne kadar yaptığımız 19.5 milyar dolarlık yatırımımızla Türkiye’nin en büyük dış yatırımcısı konumundayız” diyen Gahramanov, şunları söyledi:

“Pandemide de üretimimizi kesintisiz olarak sürdürdük. Bu dönemde üretim süreçlerimizdeki stratejik katkısını net olarak gözlemlediğimiz STAR Rafineri’nin operasyonel kabiliyetini daha da artırmak için başladığımız ek yatırımları 2022’ye kadar bitirmeyi hedefliyoruz. STAR Rafineri’de verimliliği artırmak için 600 milyon dolarlık depolama yatırımımız sürüyor. Bu alandaki projelerimizin tamamlanmasıyla STAR Rafineri’nin yatırım değeri yaklaşık 7 milyar dolara ulaşmış oldu.”

“Türkiye’nin eli tedarikte güçleniyor”

Karadeniz gazına ilişkin yaptığı değerlendirmelerde söz konusu rezervin Türkiye’de fiyatları aşağı çekip çekmeyeceğine ilişkin bir soru üzerine de Socar Türkiye CEO’su Gahramanov, “Pek çok üründe olduğu gibi doğal gazda da fiyat düşüşü birçok değişkene bağlı. Özellikle yerli ve yenilenebilir kaynakların artması, çeşitlenmesiyle Türkiye’nin doğal gaz maliyetlerinin düşmesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Gahramanov, “Karadeniz’deki rezerv keşfi gibi yeni rezervlerin işletime alınması da doğal gaz arzını artıracak, Türkiye’nin doğalgaz tedariğinde elini güçlendirecek gelişmelerdir. Tüm bunlar fiyatların tüketici lehine değişmesi konusunda etkisi olabilecek önemli etkenler” açıklamasında bulundu.

İkinci Petkim’i kurmak için Ineos ile görüşüyoruz

Zaur Gahramanov, daha önce BP ile ortak planlanan ancak ertelenen ‘ikinci Petkim’ yatırımı konusunda ise görüşmelerin sürdüğünü söyledi.

Gahramanov, “2 milyar dolarlık bir yatırım planıydı. BP, petrokimya iş birimini Ineos’a sattı ve bu alandan çıktı. Biz de Ineos ile görüşme halindeyiz. Bu yatırım için başka şirketlerle de görüşüyoruz” dedi.

Türk doğal gaz sektörü açısından kritik bir eşik olarak nitelendirilen 2021’de Türkiye’nin uzun vadeli doğal gaz kontratlarının bir bölümünün süresi sona erecek.

Kontratlarda esneklik ve fiyatlarda indirim Türkiye’nin taleplerinde başta gelirken Karadeniz’deki keşifler bu indirimin kapısını aralayacak en önemli güç durumunda.

Geçen sene düşen petrol fiyatlarının özellikle Avrupa ülkelerinin doğal gaz kontratlarında indirimi gündeme getirmesi, Türkiye’nin uzun vadeli anlaşmalarına ve LNG gibi alternatif kaynakların çeşitlenmesine rağmen kullandığı doğal gazın pahalı kalması yeni sözleşmede indirim beklentisini artırıyor.

Ortak Akıl Platformu’nun ekonomi konulu etkinliği dikkat çekti

Ortak Akıl Platformu; 22 Haziran 2021 tarihi saat 09.30 İstanbul/Florya “BÜYÜK TÜRKİYE GÜÇLÜ EKONOMİ” konulu Açıkhava kahvaltı toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıya İnşaat, Mobilya, Makine Metal, Kimya, Tekstil, Tarım, Lojistik, Kağıt, Alüminyum, Bilişim, Orman Ürünleri başta olmak üzere birçok sektörden 70 imalatçı iş insanı, STK Liderleri bir araya geldi.

Sektörlerin durumu ve Türkiye Ekonomisinin konuşulduğu istişare toplantısında aşağıdaki konu başlıkları öne çıkartıldı.

*1.* Nitelikli Personel ihtiyacı,

*2.* Organize sanayi bölgeleri sorunları,

*3.* Kobi işletmelerinde finansal erişim maliyet ve zorlukları,

*4.* Sağlanan teşviklerin sağlıklı denetlenmemesi ve süreçlerin uzaması,

*5.* Şirketlerin Kurumsal alt yapılarının yetersizlikleri,

*6.* Kur kaynakları maliyetlerin girdi maliyetleri üzerindeki olumsuz etkileri,

*7.* İthalata dayalı hammadde ürünlerindeki maliyet artışları ve tedarik zincir sorunları,

*8.* Faiz oranının yüksekliği ve işletmeler üzerindeki maliyet baskısı,

*9.* Farklı ülkelerin Türkiye’ye uyguladıkları gümrük vergi oranları,

*10.* İş kanunları ve SGK mevzuatlarındaki açıklardan oluşan işçi mahkemelerin işverenler üzerindeki psikolojik baskıları,

*11.* Yüksek maliyetlerden kaynaklı karsız ekonominin öz sermeye üzerinde olumsuz etkisi

Ortak Akıl Platformu; Türkiye’nin çağdaş uygarlık düzeyini yakalamada ve aşmada, ekonomi açısından iş insanının toplumun öncü ve girişimci bir bireyi olduğu inancıyla iş dünyasının düşünce kuruluşu misyonuyla farklı konular değerlendirir ve konuşmacılar iş insanlarına çözümler sunar. Ortak Akıl İş Platformu; siyasi, dini, etnik herhangi bir ideolojik yapısı olmayan, ülke menfaatlerini göz önünde bulundurarak farklı düşüncelere saygılı olan ve bu farklılıkları ülkemiz için zenginlik olarak gören bir platformdur.

Ortak Akıl İş Platformu; her ay düzenli olarak seçkin ve özel davetiyeli 100 katılımcı ile yemekli iş toplantılarını düzenler. Ortak Akıl İş Platformu; ticaretin lider firmalarını ve iş insanlarını bir araya getirip birbirlerini tanımalarına fırsat vererek, gerektiğinde güçlerini birleştirip iş yapma kültürünü üst seviyeye çıkaran ticari birliğin oluşmasına katkı sağlar. Konuşmacılar iş insanlarının gündemlerini değerlendirir, çözümler sunarlar. Katılımcılar; firmalarının yönetim kurulu başkanları, sivil toplum kuruluş liderleri, işletmelerin üst düzey yöneticileri, akademisyenler, girişimcilerdir.